DoktorlarSitesi.NET
Sağlık Çalışanlarının Türkiye'deki En Büyük Sesi ve En Büyük Gücü olmaktan gurur duyuyoruz. Sorunlarınızı bize iletin çözüme giden yolda birlikte yürüyelim.
17/04/2026
Dr. Ersin Arslan, 17 Nisan 2012'de bir hasta yakınının kurbanı oldu. Elleriyle iyileştirmeye çalıştığı insanlar yüzünden hayatını kaybetti. Onu ve tüm şiddete kurban giden sağlık emekçilerini saygıyla anıyorum. Unutmadık, unutturmayacağız. ✊🕯️
30/03/2026
Türkiye'nin İlk Açık Kimlikli Trans Kadın Doktoru İkinci Kez Görevden Men Edildi
Türkiye'nin ilk açık kimlikli trans kadın doktoru Dr. Larin Kayataş, Sağlık Bakanlığı tarafından mahkeme kararına rağmen ikinci kez devlet memuriyetinden uzaklaştırıldı. Daha önce yargı kararıyla görevine iade edilen Kayataş, Bakanlığın yeni kararıyla bir kez daha kamudaki doktorluk görevini kaybetti.
Bunun yanı sıra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusuyla hakkında ceza davası açılan Kayataş, bugün hapis istemiyle yargılanmaktadır.
Kayataş, hakkında 10 ay boyunca hazırlanan 924 sayfalık müfettiş raporunda özel hayatının incelendiğini, etek boyuna dair ifadelerin bile rapora geçirildiğini açıkladı. Yaşadığı süreci "sistematik dışlama ve kurumsal cezalandırma" olarak nitelendiren Kayataş, bu hukuksuzluğa karşı hukuki mücadelesini sürdüreceğini ve bir dayanışma kampanyası başlattığını duyurdu.
21/03/2026
Kayseri'de Erciyes Üniversitesi'ni (ERÜ) yasa boğan kaza. Tıp Fakültesi Öğrencisi Yaren Mercan alkollü araç kullanan bir yaratık tarafından hayattan koparıldı.
Talas ilçesinde motosikletiyle seyir halindeyken ‘alkollü bir sürücünün kullandığı’ öne sürülen lüks cipin çarpması sonucu ağır yaralandı. Kaza sonrası olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan tüm müdahaleye rağmen genç doktor adayı hayatını kaybetti.
Çok sevdiği hekimlik önlüğünü giymeye hazırlanan Yaren Mercan'ın acı haberi ailesini, sevenlerini ve arkadaşlarını yasa boğdu. Tıp Fakültesi öğrencisi Mercan'ın bayram sonrası başlayacak olan sınavlar nedeniyle bayramı geçirmek için memleketine gitmediği ve Kayseri'de kalıp sınavlara hazırlandığı öğrenildi.
18/03/2026
43 Yıllık Araştırma: Günlük Çay ve Kahve Tüketimi Beyni Koruyabilir
ABD’de yürütülen 43 yıllık kapsamlı bir araştırma, düzenli çay ve kahve tüketiminin beyin sağlığı üzerinde koruyucu etkiler yaratabileceğini ortaya koydu. Mass General Brigham, Harvard T.H. Chan School of Public Health ve Broad Institute araştırmacılarının ortak çalışmasında, 130 binden fazla katılımcı uzun yıllar boyunca takip edildi.
Araştırma sonuçlarına göre, günde 2-3 fincan kahve veya 1-2 fincan çay tüketen bireylerde demans (bunama) riskinin yaklaşık yüzde 18 oranında daha düşük olduğu belirlendi. Ayrıca bu kişilerin hafıza ve düşünme becerilerinde daha yavaş bir gerileme yaşadığı, bilişsel testlerde ise daha iyi performans gösterdiği tespit edildi.
Bilim insanları, özellikle kafeinli içeceklerin bu olumlu etkilerinde kafeinin rolünün öne çıktığını vurguladı. Kafeinsiz kahve tüketenlerde aynı sonuçların gözlemlenmemesi, kafeinin beyin üzerindeki koruyucu etkilerini destekler nitelikte değerlendirildi.
Araştırmanın yazarlarından Dr. Daniel Wang, bulguların umut verici olduğunu ancak kahvenin tek başına bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Wang, “Beyin sağlığını korumak için dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve yeterli uyku gibi faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerekiyor” dedi.
Uzmanlar, bu sonuçların kahve ve çay tüketiminin makul düzeyde tutulması gerektiğini, aşırı kafein alımının ise olumsuz etkiler yaratabileceğini hatırlattı.
---
15/03/2026
OECD ve Bakanlık Verileriyle Ruh Sağlığı Karnesi: 71 Milyon Kutu Sınırı Aşıldı
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ve Sağlık Bakanlığı'ndan süzülen son veriler, sadece bir "mutsuzluk" tablosu değil, derinleşen bir halk sağlığı krizini belgeliyor. Türkiye'de antidepresan kullanımı son 10 yılda %100 artış gösterirken, 2025 yılı sonu itibarıyla tüketilen ilaç miktarı rekor seviyeye ulaştı.
Toplumun ruh sağlığına dair en somut gösterge olan ilaç kullanım istatistikleri, Türkiye için alarm verici bir ivme kazandı. OECD'nin "Health at a Glance" raporları ve yerel sağlık verileri, antidepresan kullanımının artık her yaş grubuna yayıldığını ve kronikleştiğini gösteriyor. Özellikle son iki yılda kişi başına düşen tüketimdeki %25'lik sıçrama, sistemin tıkanma noktalarını da işaret ediyor.
Haberin detaylarında öne çıkan çarpıcı istatistikler ve uzman yorumları şöyle:
📌 71 Milyon Kutu Sınırı: 2025 yılı verilerine göre Türkiye’de bir yıl içinde 71 milyon 527 binden fazla kutu antidepresan tüketildi. Bu rakam, on yıl önce 37 milyon kutu civarındaydı.
🔍 Cinsiyet ve Yaş Dağılımı: Reçetelerin yaklaşık %70’i kadınlara yazılıyor. En yoğun kullanım 36-50 yaş aralığında olsa da, 18-25 yaş arası gençlerdeki artış hızı ilk kez yetişkinleri geride bıraktı.
❗️ OECD Ortalamasıyla Makas Daralıyor: Türkiye, geçmişte OECD ortalamasının oldukça altındayken, 2013-2023 arasındaki %69'luk artışla bu farkı hızla kapattı. Şu an her 100 kişiden en az 6’sı düzenli olarak bu ilaçları kullanıyor.
📌 Kendi Kendine Tedavi Riski: Psikiyatri randevularındaki yoğunluk ve terapi maliyetleri, hastaların %20'sinin hekim kontrolü dışında, "tavsiye" üzerine ilaç kullanımına yönelmesine neden oluyor.
Uzmanlar, bu tablonun sadece "depresyon vakalarındaki artışla" açıklanamayacağını belirtiyor. Ekonomik dalgalanmalar, liyakat tartışmaları ve sosyal medyanın yarattığı performans baskısı, biyolojik birer tetikleyiciye dönüşmüş durumda. Ancak uzmanların özellikle uyardığı nokta ise; antidepresanların birer "mutluluk hapı" gibi algılanması ve asıl sorun olan sosyo-ekonomik stres faktörlerinin göz ardı edilmesi.
13/03/2026
Allah rahmet eylesin...
Click here to claim your Sponsored Listing.
Category
Contact the business
Website
Address
Avrupa/Anadolu
Istanbul
34688