Posoflu
02/06/2026
"Uğur Mumcu’nun Kaleminden
Yakın tarihimizi gereği gibi biliyor muyuz?
Hayır; pek bilmeyiz. Kurtuluş Savaşı’nın gizli tutanakları bile yeni yeni yayımlanıyor.
Yakın tarih gereği gibi araştırılmıyor. Araştırılmadığı için de kökenleri yakın geçmişe kadar uzanan yanılgılar bugünün siyasetine de yön veriyor.
Yanılgılardan biri “Kemalist” sözcüğüne verilen anlamdan kaynaklanıyor.
Bazılarımızın dilinde “Kemalizm, eşittir, yasakçılık” anlamındadır.
“Kemalist” sözcüğünü ilk kez kullananlar Atatürk ilkelerini savunanlar değildir. Bu sözcük, ilk kez, 1919-20 yılları arasında Amerikan basınında ve İngiliz gizli belgelerinde geçer.
Amerikan basını “Kemalistler” kavramını “Bolşeviklerle işbirliği yapan millici güçler” anlamında kullanılmıştır. Kemalistler, Amerikalılar ve İngilizlerin dillerinde, ülkesi için çarpışan ulusal güçlere verilen addı.
Kurulu düzenle savaşmak yerine tarihle hesaplaşmaya girmeyi yeğleyen bir kısım şematik Marksist, Kurtuluş Savaşı’nın emperyalist ordularına karşı verilen bir Kurtuluş Savaşı olduğunu yadsıyıp, kendi küçük dünyalarında oluşturdukları yapay öğretilerle uğraşıp dururlar.
Bunu yaparken de Kurtuluş Savaşı’nın soylu bir direniş olduğunu da unuturlar.
Batılı kapitalist emperyalistlerin düşman bildikleri “Kemalizm” şematik Marksistlerin de boy hedefidir!
İkinci yanılgı, Kurtuluş Savaşı’nda bir kısım Kürtlerle İngiliz gizli servisi arasında kurulan ilişkilerin göz ardı edilmesidir.
Bugün Kurtuluş Savaşı ile ilgili İngiliz belgeleri açıklanmıştır. Bu belgeler, Kurtuluş Savaşı’nda “İngiliz İstihbarat Servisi” ile “Kürt aşiretleri” arasındaki ilişkileri kanıtlanıyor.
Nedense bazı tarihçilerimiz kapıldıkları Atatürk düşmanlığı nedeniyle bu belgelere bakmıyorlar.
Değerli araştırmacı Büyükelçi Bilal Şimşir’in İngiliz Belgelerinde Atatürk” adlı belgesel yayını 1973 yılında Türk Tarih Kurumu Yayınları arasında yayımlanmıştır.
Bu belgesel kitabın 38. sayfasında yayımlanan 19-Temmuz-1919 tarihli telgrafta, İngilizlerin Kürtlerle yaptıkları işbirliğine değiniliyor ve İngiliz Binbaşısı Noel ile görüşmesi konusuda Bedirhanoğulları ile ilişkiye geçilmesi isteniyor.
Aynı yayının 119. sayfasında da İngilizlerin Bedirhanoğlu Aşireti’nden Amin Ali’nin Diyarbakır Valiliği’ne getirilmesini istedikleri anlaşılıyor. 166. sayfasında yer alan bir başka belgede de “İngiliz-Kürt işbirliği” kanıtlanıyor.
Şimşir’in İngiliz belgelerinden derlediği kitabının 221. sayfasında da Raşvan Kürtlerinin Mustafa Kemal’e karşı oldukları ve eyleme geçecekleri anlatılıyor.
Kitabın 273. sayfasındaki belge çok ilginç.
İngiliz Büyükelçiliği’nden T.B. Hohler, Kürt liderlerinden Abdülkadir’in İngilizler ile Mustafa Kemal’in başarılı olması halinde Kürtlerin tehlikeye düşeceklerini bildirdiği kaydediliyor.
Erol Ulubelen’in 1967 yılında Yön, 1982 yılında da Çağdaş Yayınları arasında çıkan “İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye” adlı belgesel kitabında da İngilizlerin emrindeki Kürt aşiretleri ile ilgili belgeler sergileniyor.
Kitabın 195. sayfasındaki 19-Ağustos-1919 tarihli gizli belgesine göz atalım:
► Amerika, Trabzon ve Erzurum’u içine alan bir Ermenistan’ı himaye edecek, geri kalan dört il de bir Kürt devleti olarak İngilizlerin himayesine verilecek.
Ulubelen’in kitabındaki 451 sayılı İngiliz gizli belgeseline de bakalım:
► Binbaşı Noel, Kürt şefleriyle görüş birliğine varırsa bundan büyük faydalar sağlayacağını söylüyor. Bunlar İstanbul’da Abdülkadir ve Bedirhan ve daha az önemli bazı kimselerdir.
Kitabın 257. sayfasındaki gizli belge, İngilizler ile bazı Kürt aşiretleri arasındaki işbirliğini ortaya koyuyor:
► Kürdistan, Türkiye’den tamamen ayrılıp özerk olmalıdır. Ermenilerle Kürtlerin çıkarlarını bağdaştırabiliriz. İstanbul’daki Kürt Kulübü Başkanı Seyit Abdülkadir ve Paris’teki Kürt delegesi Şerif Paşa emrimizdedir.
Kurtuluş Savaşı’nda, Türklerle-Kürtler aynı cephelerde, kapitalist emperyalizm ile açıkça işbirliği yaptılar.
Dün, Kürt ayrımcılığı aşiretleri Batılı devletlerce niçin destekleniyorsa, bugün de Kürt ayrımcılığı aynı nedenlerle destekleniyor.
Bunu görmemek için kör, duymamak için de sağır olmak gerekir.
Uğur Mumcu
(Cumhuriyet Gazetesi - 9 Ocak 1990)
02/06/2026
📜 Uygur Kağanlığı (Uygur Devleti), 744 yılında Karluk ve Basmıl boylarıyla birlikte hareket eden Uygurlar tarafından kurulmuştur. Devletin ilk kağanı, Uygur lideri Kutlug Bilge Kül Kağan kabul edilir.
Uygurlar, daha önce Göktürk Kağanlığı egemenliği altında yaşayan Türk boylarından biriydi. II. Göktürk Devleti’nin yıkılmasından sonra iktidarı ele geçirerek merkezi bugünkü Moğolistan topraklarında bulunan güçlü bir kağanlık kurdular.
Uygurların tarihteki en önemli özelliklerinden biri:
* Yerleşik şehir kültürünü geliştirmeleri,
* Ticaret ve sanata önem vermeleri,
* Türk yazı ve edebiyatına önemli katkılar sunmalarıdır.
Başkentleri ise Ordu-Balık (Karabalgasun) idi.
25/05/2026
■ Prof. Dr. FATMA NUR SERTER
Bay Kemal,
Hoşgeldiniz….
Ne kadar da sevindik bilseniz…
Meydanlardaki coşkuyu görüyor musunuz? Araçlar bile kornalarına basarak gelişinizi kutladılar.
Doğrusu ben bunca yıldır böyle bir coşku görmemiştim, büyülendim.
Ya atılan kutlama sloganlarına ne demeli?
Mutluluğumuz, gözyaşlarımıza karıştı, partililer ne yapacağını şaşırdı.
Yıllardır; “Ben Kemal geliyorum!” dediniz ve başardınız, sonunda geldiniz.
Gerçi hedef biraz şaştı ama olsun, geldiniz ya, özlemlerimizi giderdiniz.
İnanın tarihe geçtiniz….
Gelişiniz Türkiye’de bir milat oldu. Bizi hukukun üstünlüğüne ve özellikle yargı bağımsızlığına yeniden inandırdınız. Allah’a hamdolsun ki, artık rahatız, varlığınızla güvendeyiz.
Bu kadar sevildiğinizi bilmediğinize eminim. Özellikle iktidar medyası aylarca yayın yaptı. Çok şükür değerinizi sonunda anlamışlar.
Verdiğiniz son videolu mesajdaki ipuçlarını nasıl da hemen buldular. Arkanızdaki tablodan, oturduğunuz koltuğa hatta masadaki o kutsal kristal bardağa kadar ne kadar incelikle yorumladılar.
Ne de olsa keramet sahibi insanlar, kerametten iyi anlıyorlar.
Arkanız sağlam, öyle bir, iki televizyon kanalıyla yol almak zor olacaktı. Artık tüm medya avuçlarınızda. Yandaş kanallar candaş oldu.
Türkiye’nin alışkanlıklarına yeniden kavuşmasına katkı yaptınız.
Neymiş? CHP iktidara yürüyormuş, oyları %35’leri aşmış, birinci parti olmuş… Boş laflar, bırakın halk çeyrek yüzyıldır alıştığı gibi yönetilsin, değil mi ama?
Ya mutlak butlan kararına karşı Özgür Özel’e destek veren siyasi partilere ve ODTÜ’lü gençlere ne demeli?
Eminim hiç umursamıyorsunuzdur, onlar kendi işlerine baksınlar, değil mi ya?
2023’te helalleştiğiniz gruplar geldi aklıma.
Ne iyi etmiş de 6-7 Eylül mağdurları, Kahramanmaraş ve Sivas katliamı mağdurları, 12 Eylül'de idam edilen gençlerin aileleri, Sulukule’de evleri gaspedilenler, Soma maden kazasında ölenlerin aileleri hatta İsmail Korkmaz’ın ailesi ile bile helalleşmiş ve bu acılardan dolayı CHP’nin sorumlu olduğunun altını kalın çizgilerle çizmiştiniz. Gerçi CHP iktidar bile değildi ama olsun! CHP her zaman suçludur ve her şeyden de sorumludur.
Hatta Said-i Nursi’nin kitaplarına konulan yasağın kaldırılması bile sayenizde oldu. Tarikatların önünü açtığınız için bu millet, oy vermese de size minnet duydu.
CHP, sayenizde CHP’liler dışında herkesin yuvası oldu. Az iş miydi bu ?
Kimileri size Atatürk’ün CHP’sini suçlu ilan eden “1930’ların, 1940’ların CHP’si değiliz” açıklamalarınız için öfke duydu. Hatta CHP’yi dinazorlarla özdeşleştiren video çekimlerinize kırıldı.
Ama olsun, siz CHP’yi tarihin çöplüğüne atarak bir Y-CHP yarattınız. Başarıdan başarıya koştunuz. 2023 seçimlerindeki bonkörlüğünüzü kim unutabilir ki! Tam 39 milletvekilliğini dost ve müttefik olduğunuz sağ siyasi partilere armağan ederken hiçbir karşılık beklemediniz. Getirisi yoktu ama olsun varsın, götürüsü olsun dediniz.
Yine tarihe altın harflerle geçtiniz.
CHP’nin yüzyılı aşkın tarihinde sizin kadar eli açık, gönlü bol bir lider görülmedi. Sırf Recep Tayyip Erdoğan yeniden Cumhurbaşkanı olsun diye, onun ikinci sınıf bir replikasını Cumhurbaşkanı adayı bile yaptınız. O muhteşem seçim sloganını, 'Ekmek için Ekmeleddin'i hafızalara kazıdınız.
Aslında emekleriniz anlat anlat bitmez.
Son açıklamanız ise çok heyecan yarattı. CHP’yi kuruluş kodlarına döndüreceğinizi vadetmiştiniz.
Gerçi bu açıklama kafaları biraz karıştırdı, siz 13 yıl boyunca CHP’yi kuruluş kodlarından uzaklaştırmak için onca emek sarfetmiştiniz ya, şimdi bu emekler boşa mı gidecek derken, anladık. Bayağı da rahatladık. Ahlaki deformasyona son vermekten söz etmişsiniz meğerse....
Click here to claim your Sponsored Listing.
Category
Website
Address
Ankara